yağmur's profileBEn KaZAnDım SEn KaybeTT...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    April 03

    desem ki

    DESEM Kİ

    Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
    Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
    Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
    Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
    Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
    Sende tattım yemişlerin cümlesini.
    Desem ki sen benim için,
    Hava kadar lazım,
    Ekmek kadar mübarek,
    Su gibi aziz bir şeysin;
    Nimettensin, nimettensin!
    İnan bana sevgilim inan,
    Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
    Ve soframda en eski şarap.
    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
    Günlerden sonra bir gün,
    Şayet sesimi farkedemezsen
    Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
    Bil ki ölmüşüm.
    Fakat yine üzülme, müsterih ol;
    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
    Ve neden sonra
    Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
    Hatırla ki mahşer günüdür,
    Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

     

     

    http://spaces.msn.com/members/arzucetin/

     


     

    Biri beyaz biri kara iki kedi..
    Birbirlerinin omzuna kollarını dolamışçasına

    Comments (1)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    SENİ SEVECEK KADAR CESARETLİYSEM BİR KALEMDE SİLECEK KADAR YÜREKLİYİM... OLSUN VE GÜZELİM ASALETİN YETER SENİN GÖNLÜM GÜZEL OLSUN ASALET YAZAN SENİNDE ASALETİN YETER BU DÜNYADA .
    Keşke yalnızlığım kadar yanımda olsaydın.Yanlızlımla paylaştığımı Seninle paylaşsaydım.Keşke senin adın YALNIZLIK olsaydı ve ben hep YALNIZ kalsaydım
    asalettin yeter
    Aslı olmayan hayaller için savaşmışım...
    Yağmurlu bir van’gibi karşılayan beni bu sabah.Alıp elimden yüreğim kadar kara gözlerimi buyur etti, vankalesi’ne karşı, yüreğimin en göz alıcı köşesine hayat.

    Tutup buz gibi ellerimi, bastım ateşlere sebep olmuş yüreğimin orta yerine.

    Yağmur tanelerine yoldaş oldu fırtınalarım, ezildi aşk kokulu bir şehrin ağırlığında...
    Bir ben kaldım koskocaman evrende bir de yalnızlığım, yanılmışlığım buz tuttu her saniye üşüdüm, kimseler bilmedi bilemedi...

    Bir yabancıydım ben bu topraklarda, koynunda, şehrinde, yemek yediğim tabaklarda, su içtiğim bardaklarda aldığım her nefeste yabancıydım ben bu sevdaya bu şehre..


    Samimiyetsiz tebessümler dudaklarımda intihar ederken, derin bir acı, içten bir özleyiş ve sığ düşüncelerimin ziyan edilmiş tüm renkleri kanat çırpıyor kirpiklerimde artık.

    Suskunluğundan dinliyordum çok sonraları yaşayarak öğreneceğim hayat denen yalanı.
    Asırlar kirpiklerime yapışmış , yakamda kopan fırtınaların sessizliğiyle boğuştum geceler boyunca..

    Aslında inandığım sevda değilmiş şimdi geriye dönüp baktığımda fark ediyorum ben.

    Kendime inanmışım verdiğim sözlere, güvenmiş hayallarime şimdi bu satırları yazıyorsam buda kendime,
    kendim için yaşadığım tüm o hoyratlıkları, kırılmışlıkları kırmaları, paramparça sokaklara savrulmaları öğrenmişim.

    Herşey için savaşmıştım evet herşey için. Sebebim derken tutuşan dudaklar için, seni seviyorum derken şimşekler çakan gözler, ömrümü adamışlığım için, tek nefesim sevda için.

    Aslı olmayan hayaller için savaşmışım...

    Şimdi git artık...


    Hiç sevmedim de..
    Kırılmadım de..
    Sensizde hayatı yaşarım de.
    Hiç ağlamam de..
    Şaşırmadım de.
    Seni şimdiden bile unuttum de...


    Oysa ben, tüm Sen'leri, Sen gibi umutsuzluğa bileylediğim yüreğimde bir başka sevmiştim...

    Tüm yaşadıklarım ve yaşattıkların, gözlerinin her bir rengi, her anın her a nın bende kalsın ve git artık..

    Seni bembeyaz bir tebessümle dudaklarıma yazdım hepsi bu kadar işte...



    Canım yanıyor, içimde bir sızı nedenini bilmiyorum!
    Adı Sen'sizlik belki.!
    Yada ulaşamamak, ağlayamamak derinden,
    Kıyamdayken başka yerde, secdedeyken başka yerde olmak!
    Yönelememek Sana içten bir aşkla,
    Canım yanıyor ya Rabbel Alemin,
    Bir sızı var anlayamadığım,
    Canım yanıyor Ya Erhamerrahimin
    Adını koyamadığım,
    Bugün gitmek istedim buralardan!
    Sana yakın olmak için,uzakları yakın yapabilmek için,
    Çıktım viran şehrimden; daha fazla gidemedim nedense,
    Bir yağmur başladı sessizce, ER-RAHİM diye fısıldadı paramparça olan yüreğime,
    İrkildim Ya Rabbelalemin, rahmetine kavuştur beni,
    Sonra yürüdüm içimde bir ses anlayamadığım,
    Bir güvercin gördüm sırılsıklam, EL-CELİL dedi içimdeki sese,
    Ne büyük.ne Yücesin; Yüceliğinle derman ol derdime,
    Islandım, yorgunum birde acı var içimde nereye baksam seni gördüm ALLAH'IM
    Bir çocuk tebessümünde, bir yaprağın vedasında mevsime,
    MALİKÜ'L-MÜLK tecellisini gördüm kara bulutların içinden doğan güneşte!
    Sen her şeyin tek sahibi ALLAH'ım,
    İçimde bir uçurumken hayat, üstelik çıkmazdayken dar sokaklarım
    EL-MÜHEYMİN sesi kulağımda,
    Sen aciz kullarını unutmayan, hep gözeten ALLAH'ım, yardım et bu kuluna,
    Savruluyorum, nereye gitsem bilmiyorum, bir dağa bakıyorum bir mahlukata!
    Hepsi rükuda, hepsi kıyamda!
    Çiçekler, otlar, toprak secdede!
    En küçük mahlukat zikirde, insanlık ise gaflette.!
    YA HÂLIK diyor tabiat; adem ise hüsranda, azapta.!
    Ey incelik, lütuf sahibi EL-LATİF
    Ey kusurlardan münezzeh KUDDÜS
    Ey adalet sahibi EL-ADL
    Ey büyüklük sahibi EL-AZİM
    Ey merhamet sahibi ER-RAHMAN
    Nereye baksam, nereye dönsem sen tecelli ettin,
    Bir tek insanlıkta görmedim huşu ile yakarış,
    Her şey Sen'de yaşarken; İnsanlık nefsinde ölmüş
    Her yer Sen'de iken, insanlık her yerde viran olmuş,
    Bu viran şehirde, divane dünyada yalnız bırakma bizi
    UTANIYORUZ RAHMETİ GENİŞ ALLAH'ım (c.c.).!!!!
    Bizi bize bırakma ALLAH'ım (c.c.)!!!!
    "ben beni bıraktığım zaman, Sen beni bırakma ALLAH'ım "

    Bu yük Senden Allahım, çekeceğim, naçarım.
    Senden sana sığınır, Senden Sana kaçarım.

    __________________
    asalettin yeter
    Acının Tarifi Acıyı Acıtırmış...

    İçim acıyor...Ne tarif edilmez bir duygu bu...Yerini belli edemiyorum..."Sol yanım" diyemiyorum mesela...İçim işte...Her zerrem, her nefesim...İçim acıyor, dayanamıyorum..Nasıl tarif edilir bilmem ki... Hem tarif etmeye gerek var mı ki.. "İçi acıyan" anlar ancak bendeki bu hali...

    Gökyüzüne bakıyorum...Hilal çıkmış bu akşam...Ama her zaman karşısındaki yıldızı kollarıyla sarar gibi duran hilal, bugün sırtını dönmüş yıldıza...Hilal küskün, yıldız üzgün...Sanki onlar bile beni anlatıyor,onlar bile halime tercuman...Bu ıssızlık, bu yalnızlık ne yaman!...Ne çöle benzer halim, ne okyanusa...Hani okyanus çöle yağsa belki çiçek açar da, bir ot bile yeşermez gönlümün umut dağında...

    Bitişleri içiyorum yudum yudum...Elimden gelse, becerebilsem, bir gün boyu uyurdum...Uyur ve unuturdum...Lakin olmuyor, uykular firari...Geceler,bitmek bilmez karanlık, bir ânı asır misâli...Sabah olsun diye yalvarıp duruyorum...Hayallerimi gecenin bağrına dolduruyorum ve şafak sökmeden hepsini vuruyorum...Güneş doğuyor ,lakin gönlüme değil...

    Kalemi elime almışım farkında olmadan...Bakıyorum ki yazmaya başlamışım...İstemiyorum...Hele sana yazmayı hiç istemiyorum...

    Kendi ırmaklarım, kendi içime çağlasın artık

    Kendi bendlerimi yıkayım

    Hasretlerim yaralarımı dağlasın

    Kendi gözlerime bakayım

    Ve gözlerim halime ağlasın

    Kendi şehirlerim viran olsun

    Kendi kendime öleyim

    Kalemim kendimce sussun...

    Ve sen bilme....

    Sen bilme depremlerimi

    Görme içimde çöken viraneleri

    Harap bahçelerimde baykuşlar öter şimdi

    Cemreler düşmez yüreğime

    Kışın hükmü sürer ebedi

    Sen bilme iç acılarımı...

    Bilme gönül sancılarımı...

    Ve sen görme gözyaşlarımı...

    Sen üzülme


    Aug. 4

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://cid-9f4276d5bfda3bbc.spaces.live.com/blog/cns!9F4276D5BFDA3BBC!1232.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None